15 Şubat 2011 Salı

İLKÇAĞ UYGARLIKLARI-1(MEZOPOTAMYA



İLKÇAĞ UYGARLIKLARI
MEZOPOTAMYA UYGARLIKLARI:
1.       SÜMERLER(M.Ö. 4000-M.Ö. 2350)
·         Mezopotamya’nın bilinen siyasi Tarihi Sümerlerle başlar.
·         Sümerler SİTE adı verilen şehir devletleri şeklinde yapılanır.Sitelerin başında PATESİ adı verilen krallar bulunur.Patesiler çevresindeki şehir devletlerine hakim olursa LUGAL ünvenını alır.Eğer tüm Sümer ülkesine hakim olursa LUGAL KALMA ünvanını alırlardı.
·         Şehirler ZİGGURAT adı verilen tapınakların etrafında kurulmuştur.
·         Halk arasında sınıf ayrımı vardır.
·         Tarihte İLK YAZI OLAN ÇİVİ YAZISI’nı Sümerler bulmuştur.(M.Ö.3000)
·         TARİHİN İLK BİLİNEN KANUNLARI Sümer Kralı URUGAKİNA tarafından yapılmıştır
·         Tufan,Gılgamış ve Yaradılış Destanları sümerler’e aittir.
·         Sümerler tarım işlerinde önemli yol almış ve kara sabanı kullanmıştır.
·         Ayrıca Sümerler,astronomi ve matematikte de günümüze önemli buluşlar sunmuştur.(dört işlem,hacim hesaplamalrıvb.)
2.       AKADLAR: (M.Ö. 2350- M.Ö. 2100)
·         Sümerleri Yıkmışlardır.
·         Başkentleri AGADE’dir.
·         İLK DÜZENLİ ORDU sistemini meydana getirmişlerdir.
·         Tarihte bilinen İLK İMPARATORLUĞU kurmuşlardır.
3.       ELAMLAR: (M.Ö.3000-M.Ö.640)
·         Elamlar madencilik,çanak-çömlek işinde gelişmişlerdir.
·         Asurlular yıkmıştır.
4.       BABİLLER(AMURRULAR): (M.Ö.2100-M.Ö.539)
·         İki kez devlet kurmuşlardır.
·         Başlıca geçim kaynakları tarım ve ticarettir.
·         Mezopotamya’da İLK DAİMİ ORDU’yu kurmuşlardır.
·         Mezopotamya’nın en gelişmiş kanunlarını Babil Kralı HAMMURABİ yapmıştır.Tarihte anayasal nitelikte kabul edilen İLK KANUNLARDIR.
·         Babil’in asma bahçeleri ve Babil kulesi önemli yapılarıdır.
5.       ASURLAR: ( M.Ö.2000-M.Ö.699)
·         Başkenti NİNOVA’dır.
·         Askeri güce dayalı bir imparatorluk kurmuşlardır.
·         Mezopotamya ile Anadolu arasındaki ticaretleri bu iki bölgenin kültürel yönden etkileşmesini sağlamıştır.Ticareti canlandırmak amacıyla Ninova’dan Sard’a kadar uzanan KRAL YOLUnu kullanmışlardır.
·         Tarihte bilinen İLK KÜTÜPHANE Asurlar’ın kurduğudur.
·         Anadolu’daki ilk yazılı tabletler Asurlar’a aittir.

10 Şubat 2011 Perşembe

"Ordumda tek bir asker, donanmamda tek bir sandal kalana kadar ecdâdımın mîrâsını korumak mecbûriyetindeyim." SULTAN ABDÜLAZÎZ

İNTİHAR ETTİ DENİLEN VE TARİHE BU ŞEKİLDE GÖMÜLEN BİR PADİŞAH.ASLI TABİİ Kİ ÖYLE DEĞİL.ZAMAN VE TARİH BUNU BİZE GÖSTERECEK.ANCAK OSMANLI'NIN GERİLEME DÖNEMİNDE BİLE NE KADAR GÜÇLÜ OLDUĞUNU GÖRMEMİZ AÇISINDAN GÜZEL BİR KONU...SULTAN ABDÜLAZİZ HAN'DAN İBRETLİK BİR DERS...

Ordu ve donanmasını göz kamaştıracak bir seviyeye getiren, iç karışıklıkları mâhirâne bir şekilde bertaraf eden ve böylece devleti, eski îtibarlı mevkîine doğru yükseltmeye başlayan Sultan Abdülazîz, artık bütün dünyânın alâkasını celbetmişti. Bundan dolayı Sultan, Fransa ve İngiltere’ye dâvet edildi.
Bu dâvet üzerine Abdülazîz Han, 1867’de Dolmabahçe önünden Sultaniye yatına binerek yola çıktı. Böylece Osmanlı târihinde yabancı ülkelere seyâhat eden ilk pâdişâh oldu. Marsilya’da Fransız toprağına ayak bastı. Buradan Paris’e kadar halk, bu ihtişamlı Osmanlı Pâdişâhı’nı görmek için yollara dökülmüştü. Son derece dindar olan Sultan Abdülazîz, Avrupalılar’ın yemeklerinin şer’an mahzurlu olabileceğini düşünerek beraberinde Bolu’lu aşçılar götürmüştü. Kâfilenin ihtişâmı öyle göz kamaştırıcı bir görkeme sahipti ki, Fransız köylüleri, bu aşçıları, devlet adamı paşalar veya hânedân mensûbu şehzadeler zannederek yerlere kadar eğilip temennâlarla selâmlıyorlardı.
Sultan Abdülazîz, Paris’te büyük bir törenle III. Napolyon tarafından karşılandı. Şerefine verilen yemekte Sultan’ın yanına oturan III. Napolyon’un:
“–Ekselans Hazretleri! Girit için en güzel çözüm yolu olarak, adanın Yunanistan’a terkini düşünseniz!..” demesi üzerine Sultan celâllendi.
O, diplomatik münâsebetlerde zaaf gösterecek bir pâdişâh değildi. Bundan dolayı, bu kendisini yoklama mâhiyetindeki suâle şu cevabı verdi:
–Ekselans! Osmanlı Devleti, yirmiyedi sene Girit için kan döktü. Her karış toprağını mübârek şehîd kanları ile suladı. Ordumda tek bir asker, donanmamda tek bir sandal kalana kadar ecdâdımın mîrâsını korumak mecbûriyetindeyim…
Beklenmeyen bu şiddet karşısında III. Napolyon, Sultan’dan özür dilemek zorunda kaldı.

(...)
Böylece Sultan, İngiltere ve Fransa seyâhatinden İstanbul’a muhteşem ve gâyet başarılı diplomatik zaferlerle dönmüştü. İstanbul’da halkın coşkun tezâhürâtı ile karşılandı. Zîrâ millet, O’nda yükseliş devri pâdişâhlarının temâyül ve dirâyetini görüyor ve yeni zaferlerle devletin, bir kere daha silkinip şahlanacağını umuyordu.
Sultan Abdülazîz Han, ecdâdın devri ile kendi devri arasındaki kudret ve ihtişam farkını şu sözleri ile ne güzel ifâde etmiştir:
“Atalarımız batıya at sırtında fütûhât için giderlerdi. Bizler ise, şimdi tren ve vapurla, ancak diplomatik seyâhat için gidebiliyoruz!”

BEN OSMANLI TORUNUYUM ADLI GRUPTAN ALINTIDIR.KENDİLERİNE TEŞEKKÜR EDERİZ.

KANUNİ VE DİNE VERDİĞİ ÖNEM

TELEVİZYONDA YAYINLANAN MUHTEŞEM REZALET DİZİSİNDE KANUNİ,HAREM VE KADIN DÜŞKÜNÜ,ZEV-Ü SEFAYA ÖNEM VEREN BİRİ OLARAK GÖSTERİLMEYE ÇALIŞILARAK YENİ NESLİN AKLINDA OSMANLI'YI VE BÜYÜKLERİMİZİ KÖTÜ GÖSTERME AMACI GÜDÜLMEKTEDİR.
BİZLER DE BU KONU İLE İLGİLİ ÜZERİMİZE DÜŞENİ SONUNA KADAR YAPACAĞIZ.OSMANLI'YI DOĞRU OLARAK ANLATMAYA ÇALIŞACAĞIZ.BUNLARDAN BİRİ OLARAK KANUNİ VE DİN İLE İLGİLİ BİR KISA SALYTIMIZ OLACAKTIR.İZLEMENİZİ VE ANLATMANIZI İSTİRHAM EDERİZ.

9 Şubat 2011 Çarşamba

TARİH ÖNCESİ ÇAĞLAR

TARİHİ ÇAĞLARA GİRİŞ
·         Yazının icadı esas alınarak  yazının bulunmasından önceki döneme tarih öncesi dönem;yazının bulunmasından sonraki döneme ise tarih çağları denir.
·         Tarih öncesi dönemler;
1.       Taş Devri
2.       Taş-Bakır devri
3.       Maden devri
A)     TAŞ DEVRİ
1.       Eski Taş devri:
·         Bu dönem insanlığın en uzun dönemidir.
·         Bu dönemde insanlar avcılık ve toplayıcılıkla uğraşmışlardır. Mağaralarda yaşam vardır.
·         Antalya KARAİN,BELDİBİ ve İstanbul2daki YARIMBURGAZ mağaraları bu döneme aittir.
·         Yarımburgaz mağarası türkiye’nin bilinen en eski yerleşim yeridir.
2.       Ortataş Devri:
·         İnsanlığın avcılıktan üretime geçtiği dönemdir.Bu dönemde iklim şartları daha elverişlidir.
·         Devrin sonlarına doğru ATEŞ bulunmuştur.
·         Antalya’daki BELDİBİ, Ankara’da MAÇUNÇAY mağaraları bu döneme aittir.
3.       Yenitaş Devri:
·         Bu dönemde insanlar akarsu kenarında ilk yerleşim merkezleri kurarak yerleşik hayata geçmişlerdir.
·         İnsanlar tarımla uğraşmışlardır.
·         Topraktan kap-kacak yapmışlardır.
·         Bazı hayvanları evcilleştirmeye başlamışlardır.(köpek,at,keçi gibi)
·         Ticari faaliyet başlamıştır.
·         Diyarbakır ÇAYÖNÜ Avrupa’daki ilk tarımsal üretim merkezidir.Konya ÇATALHÖYÜK ise Dünyanın ilk şehir yerleşkesidir.
NOT: her bölge tarih öncesi devirleri farklı zamanlarda yaşamışlardır.
B)      TAŞ-BAKIR DEVRİ:
·         İlk kullanılmaya başlanan maden BAKIR’dır.
·         Bu dönem maden devrine  geçiş dönemidir.Bu dönemde insanlar arasında dini inanç gelişmeye başlamıştır.
·         Altın ve gümüş ilk keşfedilen madenler olmasına karşın alet yapımında kullanılmamıştır.Daha çok süs eşyası yapımında kullanılmıştır.
C)      MADEN DEVRİ:
1.       Bakır Devri:
·         Bu dönemde bakırdan silah yapılmıştır.
·         Şehircilik faaliyeti başlamıştır.
2.       Tunç Devri:
·         Tunç, Bakır ve kalay madenlerinin karışımıyla elde edilmiş madendir.     
·         Bu devirde ilk şehir devletleri kurulmaya başlandı.
·         Tunç devri Anadolu’da tarihi çağlara geçiş dönemidir.
3.       Demir Devri:
·         Bu dönemde sanayi faaliyetleri başlamıştır.
·         Şehir devletlerinin yerini büyük devletler almaya başlamıştır.
·         Bu dönemde denizcilik faaliyeti de başlamıştır.
·         Devrin sonlarına doğru yazı bulunarak tarihi çağlara geçilmiştir.

3 Şubat 2011 Perşembe

TARİHE YARDIMCI BİLİMLER

TARİHE YARDIMCI BİLİMLER

1.    COĞRAFYA(Yer Bilimi)
·       Her tarihi olay bir mekanda meydana gelir .O yerin özellikleri hakkında coğrafyadan yararlanılır.
2.    ARKEOLOJİ(Kazı Bilimi)
·       Daha çok tarih öncesi dönemlere ait araç-gereçleri çıkararak inceler.

3.    KRONOLOJİ(Zaman bilimi)
·       Olayların gerçekleşme zamanını bildirerek tarihe yardımcı olur.
4.    ANTROPOLOJİ(Irk Bilimi)
·       Kazı sonucunda ortaya çıkarılan iskeletleri inceleyerek insan ırklarını sınıflandırır.
5.    ETNOGRAFYA(Kültür Bilimi)
·       Toplumların örf,adet ve geleneklerini inceler.
6.    EPİGRAFYA(Kitabe Bilimi)
·       Orhun kitabeleri,cami kitabeleri gibi Anıtlar üzerinde yazılı olan yazıları inceler.
7.    PALEOGRAFYA(Yazı Bilimi)
·       Tarih araştırmalarında kullanılan yazılı belgeleri ve alfabeleri inceler.
8.    FİLOLOJİ(Dil bilimi)
·       Geçmişte konuşulmuş dilleri ve aralarındaki ilişkileri inceler.
9.    DİPLOMATİK
·       Devletler arası ilişkilerde kullanılan belgeleri inceler
·       Belgelerin gerçek ya da sahte olduğunun tespitinde de bu bilimden yararlanılır.
10.                      NÜMİZMATİK(Para Bilimi)
·       Geçmişte basılmış paraları inceler.
·       Eski paralar, bir devletin ekonomik durumu,siyasi durumu,,devlet merkezleri hakkında bilgi verirler.

1 Şubat 2011 Salı

TARİH YAZICILIĞI


TARİH YAZICILIĞI
·         İnsanlar,edindiği tecrübeleri nesillere aktarma ihtiyacı duymuştur.Bundan dolayı kendileriyle ilgili konuları yazılı hale getirmişlerdir.
·         Hititlerde anallar,Kök Türklerde kitabeler,Osmanlılar’da vakayinameler buna örnek gösterilebilir.
·         İnsanların kaydetme ihtiyacı tarih yazıcılığını başlatmıştır.
·         Eski Yunanda M.Ö. 5. Yüyzyılda Heredot ile başlayan tarih yazıcılığı Thukydides(Tukidides) ile devam etmiştir.
·         İslam tarihi yazıcılığı 7.yy.’da ortaya çıkmış;taberi,İbn-i Haldun gibi kişiler tarih yazıcılığının öncüleri olmuştur.
·         Ortaçağ Avrupasında ise Tarih yazıcılığı Kilise merkezli olmuştur.
·         18.yy.’da tarihi yazmak için sadece belgeleri derlemenin yeterli olmayacağı tarihçinin olaylara daha geniş bir bakış açısıyla bakması gereği üzerinde durulmuştur.
·         Osmanlılar’da tarih yazıcılığı devlet politikası doğrultusunda yöneticilerin hayatları,başarıları,siyasi ve sosyal alayların,savaşların anlatımı şeklinde yazılmıştır.
·         Osmanlı Devlet tarihçisine VAKANUVİS denir.İlk vakanüvis HALEPLİ MUSTAFA NAİMA EFENDİ’dir.
·         Osmanlı’da vakanüvislerden önce Hoca Saadettin Efendi,Peçevi Tarihi,Aşık Paşazade Tarihi gibi önemli eserler de günümüze kadar gelmiştir.
·         Cumhuriyet döneminde de Atatürk tarih yazıcılığına önem vermiş,yetişen yeni nesilin tarihini bilerek atasını tanıyarak yetişmesini istemiştir.Bu amaçla TÜRK TARİH KURUMU’nu kurarak tarihin incelenmesine ve kayıt altına alınmasına önemli bir katkı sağlamıştır.Kendisi de bir tarih yazıcılığı örneği olan NUTUK’u yazmıştır.